Gargoyle Mitoloji Efsanesi

Efsaneler meraklı mısınız bilmiyorum, benim için efsaneler gerçeğin ta kendisinden çok daha ilgi çekici olmuştur her zaman, nedenini bilmemekle birlikte belki çokça hayal gücü barındırmasıdır onları böylesine cazip hale getiren. Neredeyse her gün aynı döngü içinde hareket ettiğimizi düşünürsek, sıradanlığın dışına her kaçış ödül niteliğindedir belki de.Sanırım eski insanlar da sıradan hayatlarının dışına kaçmak istemiş olacaklar ki pek çok efsanevi varlık yaratıp onlara çeşitli karakterler atamışlar, o karakterlerden en ilginci bana göre ‘Gargoyle’ler yani sözlük anlamıyla; çirkin yaratık şeklinde heykelcikler.

Gargoyle (Gargoyl diye okunur), mimari dünyadan çıkıp fantastik oyunlara ve kitaplara ürkütücü bir şekilde girmiş bir kelime. Peki bu şeytani yaratıklar nasıl ortaya çıktı, kökeninde neler var birlikte inceleyelim.

Mimari yapılar, inşa edildikleri dönemden ve kültürden önemli izler taşır. Geçmişte her kültürün yapıları inşa etme stilleri birbirinden farklıydı. Gargoyle ise bunun en ilginç örneklerinden birisi.

Gargouille, eski bir Fransız efsanesinde ortaya çıkmıştır. Hikayeye göre, Seine Nehri yakınlarındaki bir mağarada yaşayan La Gargouille adında, uzun ve kıvrık boyunlu, güçlü çeneli, korkunç gözlü, kocaman kanatlı bir ejderha vardı. Bu ejderha insanlarla besleniyordu. Gittiği her yerde kaos ve yıkıma neden oluyordu. Efsaneye göre ejderha, gittiği her yeri akıp yıktı.

Tabii ki bölgede yaşayanlar ejderhanın varlığından korktu. Hatta Rouen sakinleri, öfkesini yatıştırmak için ona her yıl bir insan kurban sundu.

Bu efsanelerden en bilineni Andrew Davidson’un Zebani eserinde bahsettiği La Gargouile isimli ejderhaya ait. La Gargouile Fransa’nın Seine Nehri’ne çok yakın bir yerde yaşarmış. Yeşil derisi, keskin pençeleri ve koca cüssesiyle aslında diğer ejderhalardan pek farkı yokmuş. Püskürttüğü ateş ve tek pençe darbesiyle koca ağaçları ikiye bölen gücü etrafa korku salmasına yetermiş. Ejderhanın yaşadığı yerin yakınlarında olan Rouen kasabası sakinleri ejderha onlara dokunmasın diye her yıl bir kişiyi ejderhaya kurban olarak sunarmış. Bu uzun yıllar böyle devam etmiş taa ki Romanus isimli bir rahip kente gelene dek. Rahip yeni geldiği bu yerde kendini ispatlamak ve kasabalıları misyonu gereği dine bağlı bir hale getirmek için kolları sıvamış ve ejderhadan kurtulma karşılığında kasabaya bir kilise yaptırılmasını ayrıca kasabadaki herkesin vaftiz edilmesini istediğini söylemiş. Çaresiz halk bu cazip teklifi kabul etmiş.Bunun üzerine Romanus çantasına İncil, mum, çan ve haç alıp Seine Nehri’nin yolunu tutmuş. Ejderhanın mağarasının yakınına gelince önce mumu yakıp yere bırakmış, sonra İncil’i açmış, ejderha akşam yemeğinin geldiğini düşünerek yavaş adımlarla mağarasından çıkmış. Romanus ejderhayı görür görmez çanı çalmış ve İncil’den sözler okumaya başlamış. Bu ejderhanın çok komiğine gitmiş, burnundan dumanlar çıkararak gülmeye başlamış. O an alev püskürtemediğini fark etmiş, ciğerlerinde tarif edilemez bir acı hissetmiş ve nefesi kesilmiş. Rahibi yenmek için ileri doğru bir hamle yapmak istemiş fakat rahip bu defa da elindeki haçı ejderhaya doğrultup, İncil’den cümleler okumaya devam etmiş. Nihayetinde ejderha ne kadar çabalasa da rahibi yenemeyeceğini anlamış, olduğu yerde diz çökmüş rahip ejderhanın boynuna cübbesini bir tasma gibi geçirip haç ile sabitlemiş ve ejderhayı kasabaya götürmüş. Ejderhayı yok etmek için büyük bir ateş yakılmış ve ateşten etkilenmeyen başı ve boynu hariç tüm vücudu yanan ejderha acı içinde ölmüş.Kasabalılar rahibe olan sözlerini tutmuşlar, görkemli bir kilise yapılmış ve La Gargouile’nin başı başka ejderhalar kasabaya yaklaşırlarsa sonlarının nasıl olacağını görmeleri için kilisenin en tepesine yerleştirilmiş. Böylece Gargoyle ve Kiemera heykelleri La Gargouile’dan ilham alınarak kilise / katedrallerin tepelerinde konumlandırılmaya devam etmiş.

Tabii bu hikayeyle ilgili hiçbir kanıt yok. Bu mimari öğelerin neden bu kadar ürkütücü göründüğüyle ilgili farklı görüşler de var. Gargoylelar, kötü ruhları korkutuyorlar mı yoksa insanlara kiliseye gitmelerini mi hatırlatıyorlar?Uzmanlar neden bu kadar kızgın ve sert görünümlü tasarlandıkları konusunda emin değiller ama konuyla ilgili bazı fikirleri var. Bazıları, gargoyleların öfkeli yüzlerinin kötü ruhları korkutmak ve binayı korumak için olduğunu düşünüyor. Diğerleri, insanlara dünyada kötülük olduğunu hatırlatmak için korkutucu öğelerin kiliselere yerleştirildiğini, bu yüzden kiliseye sık sık girip iyi bir hayat yaşamaları gerektiğini düşünüyor.

Yazar Hakkında
Toplam 269 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara