Her Şey Seninle Başladı

Her şey seninle başladı, sensiz devam edecek. Resimlerine bakıp bakıp uzaklara dalıp gideceğim. Düşüncelerimi susturup, ruhsuz bir bedende zulüm çekeceğim. Geri dönemeyeceğim, zamanı senin için bükemediğim gibi mezarlıklarda bir ceset olacağım. Kalbim kül olacak, hislerimin üzerine Kara bir bulut çullanacak. Yağmurlu ve fırtınalı, güneşin sıcaklığını unutacağım. Bir yuva arıyordum oysa ki, sıcak bir tas çorbası olan bir yuva. Bir kapı istiyordum, o kapıyı sürekli açan sen olacaktın. Dizlerin üzerine yatıp, sana olan sevdamı anlatmaktı. Sana şiirler okumaktı, sana seni anlatmaktı. Bu hüzün bu çile, ne içindir Tanrım. Acizliğimi bağışla, beni gücümün yeteceği imtihanlarla sına. O kadar uğraşmama rağmen saksıdaki çiçeği yeşetemedim, o kadar güzel söze bile çiçek açmadı. Şimdiye kadar bir duvara verseydim o ilgiyi bağ bahçe olurdu. Bir ip verdiler elime ne yapabilirim ki! Ya intihar edebilirim yada bir salıncak kurarım. Olmaz olsun bu üstümdeki lanet, pes etmemek elde değil. Mücadele verirken her bir kan damlamı kaybediyorum. Yavaş yavaş ölüyorum aslında, farkına varmadan.

durup dururken içimde bir şeyler kopup tıkıyor boğazımı,durup dururken sıçrayıp kalkıyorum yarıda bırakıp yazımı,durup dururken rüya görüyorum bir otelde, handa, ayakta,durup dururken çarpıyor alnıma kaldırımdaki ağaç,durup dururken bir kurt uluyor aya karşı bahtsız, öfkeli, aç,durup dururken yıldızlar inip sallanıyor bir bahçede, salıncakta,durup dururken mezardaki halim geçiyor aklımdan,durup dururken kafamda bir güneşli duman,durup dururken hiç bitmeyecekmiş gibi bağlanıyorum başladığım güne,ve her seferinde sen çıkıyorsun suyun yüzüne…

“beni güzel hatırla, bunlar son satırlar…farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu… kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için. uyandın ve ben bittim… beni güzel hatırla, çünkü; sevdim seni ben, herşeyini… sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın. yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini, beni üzdün, kınamadım. alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım… beni güzel hatırla, sayfalarca mektup bıraktım sana. şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım. sakladım günahını, sevabını içimde sessizce gittim…senden öncekiler gibi sen de anlamadın. beni güzel hatırla, sana unutulmaz geceler bıraktım sana en yorgun sabahlar… gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,söylenmemiş “merhaba”lar sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda. ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda. beni güzel hatırla, dizlerimde uyuduğunu düşün, saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı, mutlu olduğun anları getir gözünün önüne. alnından öptüğüm dakikaları…birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün şaşırtmayı severim biliyorsun. bu da sana son sürprizim olsun. şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum beni güzel hatırla.gidiyorum.”

Yazar Hakkında
Toplam 269 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara