Yılan Hikayesi Dizi İncelemesi

Memoli’nin ‘Yalnızca iş arkadaşlarım bana memoli der’ repliği dün gibi aklımızda…Hele inek gibi yalattığı saçları.. Zeyno ile atışmaları Yılan hikayesi tam bir efsaneydi.

Komiser Memoli, İstanbul’da yaşayan kendi halinde bir polis memurudur. Oğlu Can mafya tarafından öldürüldükten sonra kendini işe adamıştır.Tek amacı oğlunu öldürenlerden intikam almaktır.Diğer taraftan kan davalı kocasından intikam almak için köyden gelen Zeyno vardır. İstanbul’da kocasını arayan Zeyno ile Memoli’nin yolları kesişir. Memoli bir dönem Zeyno’nun köyünde yaşamıştır tanışık olurlar. Ona yardım etmesi için Memoli’nin yanına gelir Zeyno.Zeyno’nun kan davalı kocası Erkan büyük bir mafya babasının yeğenidir. Kral yani Sinan, öldü sanılan ama işleri gizli yürüten bir mafya patronudur.Bir taraftan mafyayla olan mücadele diğer taraftan zeyno ile memolinin komik diyalogları, diziyi izleyiciye çok sevdirmiştir.Zeyno şehir hayatına uyum sağlamaya çalışırken Memoliyi canından bezdirecek, ama sonunda Memoli’nin kalbine girecektir. Dizi yayınlandığı dönemde epey ses getirmiştir. Yapımcılığını Osman Yağmurdereli, yönetmenliğini Nihat Durak, Senaryo Tayfun Güneyer’e ait.Dizi Yağmur Ajans imzası taşıyor.Dizi müziği Ali Otyam’a ait.

1999 yılında yayın hayatına başlayan ve 2002 yılına kadar devam eden (bence oldukça kısa sürdü) Yılan Hikayesi, ülkemizde en çok sevilen ve seyredilen diziler arasında önemli bir konuma sahip. Hem daha önce hiç işlenmemiş bir konuya sahip olması hem de özenle seçilmiş oyuncu kadrosu ile gerçekten mükemmel bir yapımdı. Öyle ki bu diziyi ilk izlemeye başladığımda anaokuluna gidiyor olmama rağmen hemen hemen her sahnesi hâlâ hatıramda. Her şeyden önce biraz oyunculardan bahsetmek istiyorum. Ana karakterlerimiz Memoli (Mehmet Ali Alabora) ve Zeyno (Meltem Cumbul). Onlara Belgin (Ayten Gökçer), Kral (Çetin Tekindor), Erkan Çolakoğlu (Emre Kınay), Kürşat (Tunca Aydoğan), Gülsüm (Neriman Uğur), Başkomiser Kemal (Süleyman Turan) ve Komiser Cem (Nail Kırmızıgül) gibi önemli isimler eşlik ediyor.

Konusuna gelirsek, hem çok komik ve eğlenceli hem de bir o kadar hüzünlü bir yapım. Zeyno, Erkan’ı bulmak için yemin ederek köyünden kaçıyor ve İstanbul’a geliyor. Tabii burada Zeyno’nun yolu bir polis olan Memoli ile kesişiyor. (Bana yalnızca iş arkadaşlarım Memoli der!) İşinde çok başarılı olan Memoli doğal olarak birçok düşman edinmiş ve bu düşmanlarından bir tanesi çok sevdiği oğlunun ölümüne neden olmuş. Bu olayın etkisini Memoli’nin karakterinde açıkça görebiliyoruz. Fakat Zeyno ve Memoli’nin yolları kesiştiği zaman sonu gelmeyen, yüreğimizi ağzımıza getiren bir macera başlıyor. Her bölümde ne kadar heyecanlandığımı şimdi bile çok net bir şekilde hatırlayabiliyorum.

Yazar Hakkında
Toplam 269 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara