Statü Ne Kadar Önemli

Toplum veya grup içindeki bireylerin birbirleriyle ilişkileri sosyal etkileşimi oluşturur. Bireylerin günümüz toplumlarındaki sosyal etkileşimlerinin çoğu kişisel etkileşimlerden çok sosyal statülere ve sosyal rollere dayalı etkileşimlerdir. Mavi hapı alırsın — hikaye ısırır, değişenda uyanırsın ve neye ihtiyacınız varsa ona inanırsınız. Kırmızı hapı alırsın — Harikalar Diyarı’nda kalırsın, ben de sana tavşan deliğinin ne kadar derine indiğini gösteririm. İş hayatında “statü” sahibi olmak, yükselmek, iyi bir yaşam kalitesi yakalamak, etrafına kendini kabul ettirmek çabasında olanlar kurumsal hayatta, gerçek hayatta olmadıkları bir karaktere bürünürler. Statü, bir yandan kişinin toplumdaki konumunu, öte yandan kişinin başkalarının gözündeki değerini ifade ettiğinden özel hayatlarında daha ilkeli olmayı başaran kimi çalışanlar iş hayatlarında statü sahibi olmak, toplumda kabul görmek için karakterlerinden ödün verirler. İşyerinde rakip gördüklerine savaş açarak, omuzlarının üstüne basarak ileri geçmek, ezebildiklerini yıldırarak üstüne çıkmak isterler.Toplumun statü için belirlediği kriterlere ulaşmaya çalışırlar. İyi bir iş, iyi bir gelir, iyi bir eğitim, iyi bir semtte yaşam, iyi bir dış görünüş, iyi bir araç, vb. Kendini modifiyeli araç misali şaheser gibi göstermeye çalışırlar. Sorun sadece bir şey olma tutkusu ve hırsıyla ortaya çıkan gizli ve görünür paranoyalar altında yaşayan bu kişilerde değil toplumun statü için belirlediği kriterlerin içerikle değil şekilcilikle ilgili olmasındadır. İnsanların görülen şekil üzerinden değerlendirilmesindedir. Statünün, maddi unsurlara dayalı gösteriş üzerine inşa edilmesindedir. Bundandır çalışma arkadaşına “Eşiniz ne kadar maaş alıyor? Oturduğunuz ev size mi ait? Çocuğunuz özel okulda mı okuyor? Tatil için gittiğiniz otelin oda fiyatı nedir?” gibi soruları yöneltmesindeki cesaret.Kişisel edinimlerin, fikirlerin, felsefenin, bilginin, bilimin, kültürel faaliyetlerin hak ettiği karşılığı bulamadığı, belli bir biçimin dışına çıkılamadığı, “popüler olan iyidir”in özendirildiği, anlam derinliğinin ve özgünlüğün değer kaybettiği, tektipçiliğin öne çıkarıldığı ortamlarda insanı algılama şekli üzerine oluşan model, her zaman o şekle uymayanın dışlanmasına neden olacaktır.Okuyanın, öğrenenin, fikir üretenin, nicelik değil nitelik önemli diyenin, bulunduğu ortama katkı sağlayanın, tutarlı olanın, farklı düşüncelere saygı gösterenin karşılık bulmadığı bir iş dünyasında “atfedilen” ve “hakkıyla kazanılan” statü örnekleri daha az görülecektir. Statü uğruna her yolu mubah görenleri içine sindirenlerin sayıları ise artacaktır.

Yazar Hakkında
Toplam 269 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara