DAHA İYİ BİR HAYAT MÜMKÜN Mü?

Hayatımın arka fonunda sürekli inceden bir acıklı bağlama sesi ile yaşar gibi geçirdiğim birkaç yılım oldu. – Bu yaşadığım hissi bir ömür yaşayanlar olduğunu düşündükçe hayata küsüyorum.- Daha özgür bir hayat stilini benimseyebilmek adına seçtiğim bir mesleğim ve onu severek yapan bir yapım olmasına rağmen, zamanla hayattan aldığım tadın azalmasının yanı sıra boğuluyormuşum hissi ile karşı karşıyaydım. Bu sürede kendime daha kaliteli vakit ayırdım, hayatımda ilk defa spor yaptım ve düzenli olarak yapmaya devam ediyorum. Okuyamadığım kitaplara başladım, bir sürü film izledim, uzak – yakın seyahatler yaptım, sevdiklerime daha fazla zaman ayırdım, sabahları yastığıma sarıldım ve en önemlisi; kendime daha fazla inanmaya başladım. Evet yaşadığım şey tam olarak buydu. Zaman kısaydı ve biz koşmak zorundaydık ama unuttuğumuz şey sadece koşuyor oluşumuzdu. Neyin peşinden olduğunu hiç düşünmeden belki de. Sanki oltanın ucundaki peynire koşan bir fare gibi, bir süre sonra peyniri bile gözümüz görmeden sadece koşar olduk. Her sabah, aynı insanlar ve aynı yollar; aracın amaç olduğu bir düzende koşturup duruyoruz. Peki bu düzende benim yerim ne? Ben kendimi değil hayatimi değiştireceğim. Ben bu düzeni değiştiremiyorsam eğer bu düzene dahil olmayacağım. Yapay dünyamızda ‘like’lar arasında mutsuzluğumuza boğuluyoruz ama farkında değiliz. İnsan doğası gereği kıyaslama içerisinde yaşar. Bu çoğu zaman kişiler tarafından fark edilmeden gerçekleşir. Özellikle nesnel olarak algıladığımız her şeyi kıyaslarız. Herkes “daha iyiyi” ister. Daha iyi bir ev, daha iyi bir iş, daha iyi maaş, daha iyi kıyafetler. Peki kime göre daha iyi?Zamanla kontrolden çıkabilen bir davranıştır kıyaslamak ve toplumsal yaşamın üzerimizdeki etkisini gözler önüne serer. Stalktan stalka koşarken alınan ekran görüntüleri Whatsapp gruplarında dolanırken, iş yoğunluğundan bıkıp üzerinizdeki gömlekten ne kadar rahatsız olduğunuzu düşündüğünüz anda Instagram’da plaj fotoğrafı paylaşan arkadaşlarınız olduğu müddetçe bu kıyaslama kısır bir döngüye giriyor. Bu durum bizi mutlu ve eğleniyor göründüğümüz her anı paylaşmaya itiyor. Anı yaşayıp mutlu olmak yerine başkalarının görece daha mutlu görüntüleri ile kendimizi, hayatlarımızı kıyaslıyoruz. Sosyal medya mutsuzluğumuzun makyajı olmuş durumda. Tek fark çillerimizi değil de mutsuzluklarımızı kapatıyor.

Diğer yazılarımı okumayı ihmal etmeyin.

Yazar Hakkında
Toplam 148 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

×

Bir Şeyler Ara