Resimde bir kadın var. Sabırlı ve istikrarlı şekilde..

Sabırlı Ve İstikrarlı Olmak

Her şeyin bir zamanı vardır. Bu yüzden sabırlı ve istikrarlı olmak gerekir. İnsan kendi şansını kendisi yaratır. Neden mi? Bu konuya girdim. Çünkü artık başarıya yakınım hiç hissetmediğim bir duygu. Kendimi geliştiriyorum her konuda fikir alışverişinde bulunuyorum insanlarla. Asosyal değilim artık insanlarla temas içindeyim. Çok farklı bir zanaat galiba insanlarla tanışmak, anlaşmak.. Neyse, önemli olan tek şey istediğiniz şeyin peşinden koşmak. Ne istediğini bilmek ve bu uğurda mücadele etmek. Saçma sapan hayaller peşinde değil. Gerçekçi ve ileriye dönük bir hayal kurmalısınız. Geleceğinizi öyle bir kurmalısınız ki rahat ve huzur edebileceğiniz şekilde. Sabırlı ve istikrarlı bir yaklaşım sizi zirveye taşır. Olduğun yer kaderin değil, sadece bir imtihandır. Teknolojiyi, bilimi ve insanları tanınmalısın. İçi boş gündemler sana hiçbir şey katmayacak. Kazanmanın ve başarmanın iki yolu var sabırlı ve istikrarlı olmak.

Ben üzgün kiraz blog yazarıyım başarılı olmak için kendime bu maddeleri hazırladım. Siz de kendi maddelerinizi oluşturmalı ona göre hareket etmelisiniz.

– Kararlı, sabırlı ve istikrarlı olmalısınız.

– Kendinizi eleştirmelisiniz.

– Zor beğenir olmalısınız.

– Çok okumalı, çok yazmalı ve çok düşünmelisiniz.

– Sıradanlıktan kaçınmalısınız.

– Sabırlı olmalısınız. Yazdığınız şeyleri başkalarıyla paylaşacak noktaya gelmek sabır gerektiren bir süreçtir.

– Yazar, sıcağı sıcağına hatalarını göremez. Bu nedenle yazdıklarınızı hemen paylaşmamalısınız. Yazdıklarınıza başka bir gözle bakabilmeniz için bir müddet uzaklaşıp soğumanız gerekir.

– Her gün yazmak gerekir. Bir ay yazmazsanız kaleminizin tutuklaştığını görürsünüz. Her gün yazmak kaleminizi güçlendirir.

İstikrar yani kararlılık, kişinin günlük hayatında da vazgeçilmez bir yere sahiptir. Sabır ve istikrar başarıyı getiren en önemli iki faktördür. Kim olursa olsun, hangi işi yaparsa yapsın, istikrarlı olmak o kişiye başarıyı getirecektir. Büyük filozof ve doktor İbn-i Sînâ’nın başından geçenler buna güzel bir misal teşkil eder. Küçük yaşta tahsile gider. Fakat bir türlü yapamaz, dersler ağır gelir ve eğitimine son vererek o beldeyi terk eder. Yolda bir kuyuya rast gelir. Kuyudan su çekmek istediğinde kuyunun başında önemli bir şeyi fark eder. İp kuyunun ağzındaki taşı sürte sürte oymuştur. Kendi kendine: “Ben bu kadar ısrarcı ve sabırlı olamadım. Bir ip parçası bile sürte sürte taşı oyuyor. Ben de çok çalışırsam zamanla bu ilmin üstesinden gelirim” der ve döner tahsiline ısrarla, istikrarla devam eder. Neticesi ortada. Asırlara meydan okuyan dünyanın en büyük doktorlarından biri olur.

Diğer yazılarımı okumayı ihmal etmeyin.

Yazar Hakkında
Toplam 195 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara