Ruh Yorgunluğum Nasıl Geçer

Ruh Yorgunluğum Geçer mi?Bu yazıyı okumaya başladığınıza göre ruhunuzun yorgun olduğunu düşünenlerden olduğunuzu farz edebiliriz : )Sevgili yorgun savaşçılar! Günümüzde kime nasıl olduğunu sorsak pek çoğumuz ‘yorgunum’ şeklinde cevap alır olduk ve çoğunlukla da bu sebep ruhsal yorgunluk. Ruhsal olarak bizi en çok yoran dört ana durum ve nasıl baş edebileceğimiz bu yazıda ele alınacak.

1-TANRIYI OYNAMAK

Eğer … yapsaydım ,böyle olmazdıOrada … yapmalıydım,benim suçum… yapmadığım için böyle olduHer zaman güçlü olmalıyımAsla hata yapmamalıyımBaşarısızlık kabul edilemezSizde bu cümleleri sık sık kullananlardan mısınız? Bu sözler tanrıyı oynamak eğiliminizin bir göstergesi olabilir.Burada kastımız hayatınızda başınıza gelen olaylara olan etkinizi abartma eğiliminiz.Eğer yeterince uğraşırlarsa ,yeterince çabalarlarsa her şeyi değiştirebileceklerine inanırlar.Her şeyden kendilerini sorumlu tutarlar.Aslında onlarla ilgili olmayan olaylarda bile…Bu kişiler kendilerinden çok fazla şey beklerler ve mükemmeliyetçilik eğilimindedirler.Bu da işler yolunda gitmediğinde ya da bir şekilde istenilen sonuca ulaşılmadığında kendilerine yüklenmelerine ve sorumluluk duygusu hissetmelerine sebebiyet verir.Sırtımızda hissettiğimiz bu büyük yük çoğu zaman kendini sebebi belli olmayan yorgunluk,sırt ve omuz ağrısı şeklinde gösterir ve beraberinde kaygı bozukluğuna da zemin hazırlar.Oysa ki hayat önden kestirilmesi çok zor dinamiklere sahip bir yapı ve hayattaki her şeyi kontrol altında tutamayız.Eğer sizde de benzeri bir durum varsa ; ozaman bu ruhsal yorgunluktan kurtulmak için sırtınızda taşıdığınız bu ‘gereksiz’ yükleri aşağıya indirmelisiniz.Nasıl mı? Kafaya taktığınız unsurların hangileri gerçekten değiştirilebilir şeyler,hangileri değiştiremeyeceğimiz şeyler bunları ayırt ederek.Bunun sonucunda daha iyi hissedeceğiz.Amerikalı yazar Peterson’un şu sözlerini duymuşsunuzdur: ‘Tanrım! Bana değiştirebileceğiö şeyleri değiştirmek için cesaret,Değiştiremeyeceğim şeyleri kabul edebilmek için sabır,İkisi arasındaki farkı ayırt edebilmem için akıl ver.’

2-TESLİMİYET VE KABUL

Bu olmamalıydıBen bunu hak etmedimBana bunu nasıl yapar?Bu benim başıma nasıl gelir?Bu sözler hayatımızda başımıza gelen olayları kabul etmediğimizi ve direndiğimizi gösterir.Direnmek korku verici ve yorucu bir şeydir.Bzen yaşama karşı direnmek akıntıya karşı kürek çekmek,ya da hızla giden tren vagonlarının içinde geriye doğru koşmak gibidir.Hiç bir şeyi değiştirmediği gibi bizi daha da yorar ve tüketir.Direnmek yerine kabul etmek ve dalgalara uyum sağlayıp akışta kalmak daha etkilidir.Bakın burada kast ettiğim dalgalarda boğulmak değil,uyum sağlayıp yüzeyde kalmak.Psikiyatr Kemal Sayar’ın dediği gibi ;‘Akıntıya karşı kürek çekme! Rüzgarla es,Akıntıyla ak.’

3-BASTIRMAYIN

İçinde bulunduğumuz dünya bize bazı şeyler dayatıyor:Her zaman mutlu olmalıyız,her zaman başarılı olmalıyız,fit olmalıyız ,zengin olmalıyız.Öyle ki kadınlar ve yaşı küçük kızlar her zaman güzel görünme kaygısı yaşıyor.Estetik uygulamalar arttı,filtresiz fotoğraf daha popüler.Bir diğer baskıda mutlu görünme baskısı.Hep yüzümüz gülmeli.Çünkü mutsuz görünen ‘zayıftır’ (loser).Bize sürekli dayatılan bu ve doğal olarak bizler sürekli mutlu olamayacağımız için öyleymiş gibi davranıyor ve negatif duygularımızı bastırıyoruz.Aslında mutsuzsak bile içten içe mutlu gözüküyoruz.Çoğumuz duygularımızı bastırdığımızı farkında bile değiliz.Bu çok yorucu ve çoğu kişinin hissettiği o duygusal yorgunluk bu düşünce yapısından geliyor.Bazen mutlu ,bazen mutsuz olacağız .Buna hakkımız var ve bu bir zayıflık değil.Bastırılmış biz onları reddettikçe şekil değiştirerek ve şiddetlenerek kendini gösterirler.Bu kimi zaman kronik yorgunluk,kimi zamanda geçmeyen ağrılar olabilir.Ruhsal yorgunluğunuz varsa duygularınızı fark etmek üzerine düşünme vaktiniz gelmiş ve geçiyor olabilir.

4-DAHA FAZLA HAREKET

Fiziksel yorgunlukta yorulduğumuz zaman dururuz, dinleniriz ve geçer. Ancak ruhsal yorgunlukta ise çözüm durup dinlenmek değil daha fazla hareket etmektir. Zira dinlenmenin ruhsal yorgunlukta işe yaramadığını şimdiye kadar görmüş olmalısınız. Hareket etmedikçe yani durgunlaştıkça kendinizi daha mutsuz hissedersiniz ve bu da beraberinde isteksizlik ,hareketsizlik, mutsuzluk döngüsünde gidip geliriz .Bu döngüyü kırmanın tek yolu hareketi arttırmaktır. Fiziksel olarak hareket etmenin bedensel ve ruhsal sağlığa etkisini kanıtlayan pek çok bilimsel çalışma sonucu var.Claude Pepper’ın dediği gibi;‘Hayat bisiklete binmeye benzer.Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz.’ Yani pedalı çevirmeye devam : )

Diğer yazılarımı okumayı ihmal etmeyin.

Yazar Hakkında
Toplam 148 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

×

Bir Şeyler Ara