İçimde Bir Sıkıntı Var

Her bir duygu,bir gün sevinç bir gün keder bir gün mutluluk bir gün iç sıkıntısı…Her bir duygu bizim misafirimiz ve bizler ise ev sahibiyiz.Nasıl ki ev sahibi olarak misafirimiz geldiğinde kapıyı onların suratına çarpmıyorsak , gelen duygu her ne olursa olsun o duyguyu kabul etmek ,içeriye buyur etmek ve vakti geldiğinde de o duyguyu tekrar yolcu etmek gerekmekte.Bizler ev sahibiyiz ve kalıcıyız.Duygularımız ise misafir, yani geçicidir.Doğaları gereği geçici..Hiç düşündünüz mü? Sonsuza dek mutsuz olamazsınız!Sizden günün 8 saati hiç aralıksız ağlamanızı istesem başarabilir misiniz?Nekadar mutsuz olursanız olun mutlaka bir yerde daha az ağlayacak ve üzülmeye başlayacaksınız ve aynı şiddette devam etmeyecek.İç sıkıntınız sonsuza dek sürmeyecek ve bunu bilmek bile aslında sizin içinizi rahatlatacaktır.Ancak bu gelen iç sıkıntısı neden ve ne sıklıkla geliyor ve bana hangi duyguları yaşatıyor bunu görmek ve analiz etmek lazım. Her bir duygunun size gelmesinin bir sebebi var. Durduk yere tesadüfi olarak o duyguları hissetmiyoruz ve altta yatan muhakkak bir sebep vardır. Bu yazıda bu konuyu ele alacağız.Aslında Mevlana’nın dediği gibi duygular bize rehberlik etmeye geliyorlar. Kimi zaman ‘Hey! Bu yaptığın şey ne ise çok hoşuma gitti buna devam etmelisin.’ demek için gelir; kimi zaman ‘Bir dakika! Burada bir şey beni rahatsız etti bunu değiştirmelisin.’ demek için gelir; kimi zaman da ‘Dur! Senin hakkını yiyorlar bir şeyler yapmalısın.’ demek için gelir. Bu geliş öyle güçlüdür ki, canlılığı sürdürme çabasıyla ortaya çıkar. Hep dediğim gibi beyin o düşünsel çelişkiyi tehlike olarak algılar ve canlılığı sürdürme güdüsüyle bir şeyler yapma mesajını size iletmek için bu iç sıkıntısı duygusunu size gönderir ki onu rahatsız eden bu durumu fark edin ve değiştirebilin diye. Eğer siz o durumu bastırır ve görmezden gelirseniz kısa vadede rahatlasanız bile uzun vadede bu duygu daha da güçlenip şiddetlenerek karşınıza çıkar. Çoğu kaygının ve üzüntünün ya da öfke gibi duyguların kısa vadelerde bastırılmasına rağmen bir türlü bitmek bilmemesi ve her seferinde tekrar karşınıza çıkmasının sebebi budur.O yüzden bazı duygular asla peşinizi bırakmaz ve hep neden bundan kurtulamıyorum diye düşünmenize sebep olur.Çünkü beyniniz sizi bir şeyden korumaya çalışıyor ve sizin canlılığınızı sürmeye çalışıyor.Beyine verilen bu tehdit sinyalinin sebebi değişmedikçe bu duygu ortadan kalkmayacaktır. İç sıkıntısı hissetmenizin bir çok sebebi olabilir.Bunlardan bir tanesi biliç altınıza yerleşmiş olan bazı inançlarınıza şuan yaşadığınız şeyin uyumsuzluğu olabilir.Diyelim ki aslında sizde içten içe bir değersizlik duygusu var.Çocukluğunuzda yeterince ilgi,şefkat ve değer görememiş olabilirsiniz veya tam tersi aşırı koruyucu bir ailedeydiniz ve hep bir şeyler sizi yerinize yapıldı ve siz potansiyelinizi hiç göremediniz ya da belki bambaşka bir sebep..Değersizlik inancına sahip olan kişi büyüdüğünde bir bakıyor ki, sebebini bilmediği bir sıkıntısı var.Her şeyim var ama içimde sebebini bilmediğim bir boşlık,bir sıkıntım var şeklinde kendini ifade ediyor.Baktığınız zaman kişi değersiz olduğunu düşünüyor ama gerçeğe baktığınızda statü,saygı,para sıkıntısı yoktur .İşte bu uyumsuzluk durumu kişiye bu duyguyu hissettiriyor.Tabi değersizlik duygusu burada verilen bir örnektir.Bunun gibi bir çok duygu olabilir.Madem her duygu bize bir mesaj için geldi,o halde o duyguyu anlamak bile bizi rahatlatacaktır.Ancak duygumuzu anlayabilmek için öncelikle anda olmak gerekmektedir.Yani ANLAMAK için ‘AN’LAMAK gerekmektedir.Bunun için zihni eğitmek gerekir ve bu idmanla olacaktır.Bunun için en önemli tekniklerden biri meditasyon ve mindfullness tekniğidir.Öte yandan duygular her zaman gerçeği yansıtmayabilir.Ben kendimi kötü hissediyorum diye hayat çok kötü anlamına gelmiyordur ya da çok iyi hissediyorum diye hayat çok iyi anlamına gelmiyordur.Aslında sıkıntı belki içinde bulunduğum koşullarda değil de benim olayları algılama ve yorulama biçimimdedir.Eğer algılama ve yorumlama biçimimi fark eder ve güncellemeye başlarsam bunun sonucunda hissedilen duygu da değişmeye başlayacaktır.Bazen olayları olduğundan farklı algılama eğilimindeyizdir. Bunlara düşünce hataları yada bilişsel çarpıtmalar deriz.Bu tarz düşünme alışkanlığına sahip olan kişilerde ortaya çıkan duygular da daha buhranlı ve negatif duygular olacaktır doğal olarak.Dolayısıyla demek ki ben olayları algılayış ve yorumlayış biçimimi değiştirirsem o zaman olayların bende bıraktığı etkiyi de değiştirmiş ve yönetmiş olabilirim şeklinde düşünerek hareke etmeliyiz.Örndeğin bir arkadaşınızla karşılaştınız ve size selam vermedi.Eğer bu durumu içselleştirip üzerinize alınır ve durum hakkında ‘ya ne biçim insan bu nasıl selam vermez bana ???’ şeklinde algılarsam bu durumun duygusu öfke olacaktır.Aynı olay bir başkasının başına geldiğinde ‘sanırım çok yoğun ve kafası doluydu beni görmemiş olabilir’ şeklinde yorumlayabilir ve bu durumda öfke ortaya çıkmayacak. O halde bizi zora sokan olay değil,o olaya olan bakış açımızdır.Özetle iç sıkıntımız aslında bizim rehberimiz.Bize diyor ki; ya içinde bulunduğun koşulları düzenle, ya da kendi bakış açını,düşünme biçimini,algılama biçimini değiştir diyor ya da hormonel bir problemin var demirin ,B12 vitaminin eksik bir doktora git diyor : )

Eğer anlık olarak rahatlamak ve anı kurtarmak isterseniz nefes egzersizi size yardımcı olacaktır.Hem de düzenli tekrarlayıp alışkanlık haline getirirseniz sizi uzun vadede daha da rahatlattığını görebilmeniz mümkündür.

Yazar Hakkında
Toplam 148 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

×

Bir Şeyler Ara