Boyalı Çakalın Hikayesi

Çakalın biri, bir boya küpüne düşer, içinden çıkmak için bir müddet uğraşır. Çakalın rengi değişir, rengarenk olur. Aynada kendisine bakar, boyalı oluşuna sevinir. Güneş vurdukça parıl parıl parlamaktadır, gurura kapılır. Büyük bir sevinçle diğer çakalların yanına gider. Çakallar sorar: seni böyle magrur ve mesrur eden nedir? buğurur ve kendini beğenmişliğin sebebi nedir? derler.

Çakal: benim şu parlak renklerime bir bakın, gül bahçesi gibi rengarengim. Beni dinleyin, sözlerime itaat edin, ben dünyanın övüncü, dinin esasıyım, deyip tavus olduğunu iddia eder. Onlara der ki; hiç benim gibi boyalı, rengarenk çakal gördünüz mü? Bundan sonra bana çakal demeyin.

Ben tavusum.

Çakallardan biri: Sen hile ve aldatmaca ile bu hale dönüşmüşsün. Sen tavus değilsin. Tavusların güzel kanatları vardır, endamla kuyruklarını sallarlar. Sen onlar gibi yürüyebiliyor musun? Kanat çırpabiliyor musun? dedi. Boyalı çakal şaşkınlıkla hayır, dedi.

Bir diğer çakal: Peki, sen tavus gibi ötebiliyormusun? dedi.

Boyalı çakal: hayır dedi, başı öne eğik bir halde.

Çakal gülümsedi: O zaman tavus değilsin! tavusun güzelliği ve sesi tanrının ona hediyesidir. Sen sadece, zahirdeki görünüşünden dolayı büyüklük ve güzellik iddia ediyorsun, dedi. Onu yalnız başına bırakıp çekip giderler. Tanrı, mevcudatın her birini kendi özellikleri ve dış görünümleriyle yaratmıştır. Hiç kimse bir diğerinin dış görünümüne bürünmekle onun gibi olmaz. Asıl olan zahirde görünen değildir.

Kıssadan Hisse

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar: “Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?”

Doktor, “Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.

Siz ne yapardınız?”, der.

Adam, “ooo! anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. çünkü kova, kaşık ve fincandan büyük.””hayır,” der doktor, “normal bir insan küvetin tıpasını çeker.”

Akıl, sadece bize sunulanlar dışında çözüm bulmaktır.

Karga ve Papağan

Karga ve Papağan ilk başta çirkin yaratılmıştır. papağan itiraz eder ve güzelleşir. Ama karga yaradan’ın rızasından memnun kalır. Bugün papağan kafeste, karga ise özgür…

Diğer yazılarımı okumayı ihmal etmeyin.

Yazar Hakkında
Toplam 195 yazı
Üzgün Kiraz
Üzgün Kiraz
Yorumlar (Yorum yapılmamış)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×

Bir Şeyler Ara